MSP 2017 Kick Off 2. Gün

Eğitim alanına –Microsoft Türkiye Binası- çok zor varmıştım çünkü yaklaşık 2-3 saat uyku ile gitmek zorunda kalmıştım. Nedenini soracak olursanız MSP Kick Off 1. Gün yazımı okuyabilirsiniz. Jüpiter Salonuna girer girmez masanın üstündeki duran kahveleri tüketmeye başladığım sırada bize bir hikaye oyunu oynatacakları haberini almam beni sevindirmişti. Oyunun ardından Maria Melkova’nın yaptığı sunum uykumu açtı ve bana birçok konuda ilham verdi, hayata dair yön gösterdi. Bunun üstüne gelen Xamarin eğitimi bir yandan çok güzel ama bir yandan da artık vücudumdan algılarımın kapandığına dair sinyaller alıyordum. Aslında bakarsanız 1 saatlik uyku arasına hayır demezdim, ama bu mümkün değildi eğitim devam ediyordu ve hiçbir bilgiyi kaçıramazdım. Yine verdiğimiz 5 dakikalık arayı kahve içip, kurabiye yemekle geçirmiştim.

Bu seferki oturumda karşımda sayın Murat Kansu –Microsoft Türkiye Genel Müdürü- vardı. Bizimle kendi tecrübelerini paylaştı ve bazı arkadaşlarımın sorularına içtenlikle yanıt verdi. Gerçekten bu kademedeki insanlar ile bu kadar yakın olabilmem ve onlardan birçok şey öğrenebilmem benim için büyük şans ve mutluluktu.

İple çektiğim öğle arası gelmişti, yemeğimi yemiştim ve kahvemi alıp uzanmıştım koltuğa. Bu ara bana inanılmaz iyi geldi, en azından günün sonunu getirebilecek enerjiyi toplamıştım. Tekrardan eğitim için içeri girdiğimizde biz MSP’ler için günün en güzel kısımlarından biri gelmişti. Ne miydi bu ? Tabiki, kendimize ait t-shirt, çanta, kartvizit vb. teçhizatlar dağıtılmıştı. Bunları incelemenin keyfini sürerken, içeri iki tane adam girdi. Kimdi derken, MVP’lerimiz Daron Yöndem ve Engin Polat’tı. Hep merak etmiştim MVP’ler nasıl insanlar diye sonra gördüm ki etten kemikten insanlarmış. Şaka bir yana inanılmaz bilgi donanımları vardı ve o kadar dikkatli dinlemeye çalışıyordum ki, söyledikleri hiçbir şeyi kaçırmamalıydım çünkü hepsi birer ders niteliğindeydi. Tabi bütün enerjimi günün geri kalanına yaymak yerine tamamen onlara aktarınca vücudum iflasa sürüklenmişti. Ufak bir ara verdikten sonra bu sefer tüm MVP’ler geldi, ama bu bir eğitimden daha çok onlarla tanışma ve soru-yanıt şeklinde geçti. Günün son eğitiminde Esra Gaon Hanımı dinledikten sonra MSP Kick Off’u bitirdik.

Sonuç olarak işin en üzücü kısmına gelmiştik. Tüm yorgunluğuma rağmen buradaki güzel ortamdan ayrılmak yerine burada yeni arkadaşlarımla ve bana MSP olduğum sürece çok katkıda bulunacak olan hocalarımla kalmayı tercih ederdim. Biliyorum, etkinlikler düzenlemek, bunların içinde bulunmak veya projeler üretmek için yine iç içe olacaktık, en azından İstanbul’dakilerle. Ancak, buradaki güzel enerjiyi bulamayacağımızın bilinciyle, arkadaşlarımla vedalaştıktan sonra ayrıldım.

 

Not: MSP Programı için bana referans olan dostum Tümer Koloğlu’na teşekkürlerimle…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *